İnsan yüzündeki en belirgin ve dikkat edilen bölge dudak bölgesidir. Erkeklerde ise üst dudakta bulunan bıyık bölümü başka bir anlam taşımaktadır. Bıyığın tarihsel gelişimine baktığımızda bazı toplumlarda erkekliğin simgesi olarak öne çıktığını görmekteyiz.

Ülkemiz erkekleri içinde önemli olan bıyık bölgesi bazen kaza sonrası yaşanan travmalar, ameliyat izi, dökülme, doğuştan olan bozukluklar, simetrisi iyi olmayan bıyıklar ya da iyi sonuç vermeyen bir bıyık ekimi sonrası oluşan sorunlar kıl kaybı ve ya kıl çıkmaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Psikolojik sorunlara da yol açabilen bu durumun tek tedavisi bıyık ekimidir.

Fue yöntemiyle yapılan bıyık ekiminde donör bölge olarak yakın özellikleri taşıyan boyun bölgesindeki sakal kökleri seçilmektedir. Donör olarak kullanılan ikinci bölge ise saç ekiminde olduğu gibi ense bölgesidir. Alınan greftler bıyık bölgesine transfer edilir. Kökler kısa sürede uyum gösterirler. Sonuçlar saç ekimine göre daha hızlı gerçekleşir. 

Bıyık ekiminde alım ve ekim bölgelerinde operasyon izi kalmaması için ince uçlar kullanılması gerekir. Hangi bölgelere ne sıklıkta ekim yapılacağını kişi kendisi belirlemektedir. Tamamen bıyıksız durumlarda normal sıklıkta bir ekimde 1000 civarında  kök transfer edilir. Bu tip bir ekimde köse görüntüsü kaybolur ancak istenirse fue yöntemi daha sık bir ekime de imkan vermektedir. Ekim yapıldığı anlaşılmayan bu yöntemde sonuçlar doğal olur. İstenirse sıklaştırma için ikinci ekim yapılabilir.

Bıyık ekimi sayesinde bir çok erkek istediği görünüme kavuşmuş, köselik kader olmaktan çıkmıştır. Ülkemizde de başarıyla uygulanan bıyık ekimi operasyonları 2006 yılında fue tekniğinin Türkiyeye gelmesiyle başlamıştır.